El-Manar - Lübnan

Hizbullah komutanlarından Hasan el-Lakis suikastı hakkında soruşturma yürüten müfettişler, “Lakis'e ateş açılması konusunda İsrail'in lojistik desteği var mıdır?” sorusundan bir başka soruya kilitlendi: “Neden İsrail suikastın kurşun ile olmasına karar verdi?”

Daha önce Mossad'ın lojistik anlamda yerel güçlerle yardımlaştığı ve kendi rolünü istihbaratla sınırladığı şeklinde bir yorum varken; tahkikatın seyri üzerinde çalışanlar, “Mossad'ın hedef belirleme, planlama, denetim ve uygulama sürecini bizzat devraldığı hipotezi üzerinde duruyor. Müfettişler ateş açanların iki kişi olduğunu kesinleştirdi. Ancak araştırmalar olaya karışanların ve aracılık yapanların kimlikleri üzerinde yoğunlaştı.

"Es- Sefir" Gazetesi’nce belirtildiğine göre araştırmalar eylemcilerin kullandıkları yol üzerinde yoğunlaştı. Önceleri Lakis'in yaşadığı bölgeye yakın olması nedeni ile "Sainte-Thérèse" Caddesi’ni kullandıkları düşünülürken, veriler " Sainte-Thérèse" Caddesi’ne en uzak mesafede bulunan Camille Chamoun Bulvarı yolu üzerinde park edilmiş bir araçtan indiklerine işaret ediyor.

Araştırmalar bölgedeki güvenlik kameralarına yönelmiş durumda. Ancak otoparkta bulunan kameralar bozulmuş. Gelen bilgiler teknik araştırmalar üzerinde yoğunlaşıldığını ifade eder tarzda. Veri izleme konusunda kameraların yanı sıra iletişim kayıtları da inceleniyor. Konu hakkında yapılan resmi açıklama, “Bunun ardından saldırganların suikast öncesi ve sonrası izledikleri yöntem ve yol hakkında ciddi bir noktaya ulaşmış olacağız.” şeklinde.

Şu ana kadar ne güvenlik güçleri ne de Hizbullah güçleri yaptıkları araştırmalarda suikast için kurşun kullanılmasının arkasındaki sebebe ulaşamadı. Kimi kurşunun farklı ipuçları taşıyan bir mektup olduğunu söylüyor, kimi de araştırmaların bitimine kadar her hangi bir spekülasyonu reddediyor.

Müfettişler Lakis suikastının görünüşte profesyonel göründüğünü ancak araştırılması durumunda zor bir mesele olmadığını; Mossad’ın temel zafiyetten faydalandığını; Lakis'in olayın olduğu evde üç yıldan uzun bir süredir ikamet ettiğini; ona karşı suikastta bulunmak isteyenin önce hedef almak için en kolay yeri belirlemesi gerektiğini; bu durumun Baalbek'teki evinin suikast için bu evden daha zor bir hedef olduğunu gösterdiğini belirterek, suikastçıların önce izleyerek, geliş ve gidiş saatlerini, planlı günlerini belirleyip, bekleyerek sıfır noktasını bulma ihtimallerinin yüksek olduğunun altını çizdi.

Müfettişler, İsrail'in müşterileri ile aralarında bulunan birçok gönüllüden oluşan ve hiç birinin bir diğerini tanımadığı "Küme Ağlar" sistemini kullandığını söylüyor. "Es-Sefir", Lakis'in 4x4 arabasını son bir yıldır değiştirmediğine işaret ederek, tıpkı şehit komutan İmad Muğniye gibi bazen taksi kullandığını bildiriyor.

Müfettişlerin çözmeye çalıştığı karışık birçok sorunun yanı sıra esas soru şu: İsrail lojistikvari bu davranışı nasıl gerçekleştirmeye cüret etti? Görünüşe göre suikastın profesyonel olması nedeni ile subaylar tarafından çözülme ihtimali düşük. Ancak müfettişler, “Elimizde bulunan veriler kurşunu atanın İsrail olduğunu kanıtlıyor. Belli günlerde Lübnan'a denizden veya karadan giren ve çıkanlar üzerinde araştırmalar sürüyor” diyorlar.

Daha önce ajanlık yapmış veya suikastlar düzenlemiş olan subaylar, konuyu ayrıntıları ile araştırdıktan sonra, İsrail'in kolaylıkla ve kimseden izin almadan Lübnan'a girip çıkabileceğini söyleyerek; Hizbullah komutanlarından Galib Avali suikastı öncesi suikastçı Nasır Nadir’ın 17 kez Lübnan'dan Filistin'e İsrail ile görüşmek üzere gittiğini itiraf ettiğini hatırlatıyorlar.

Mossad tarafından Lübnan'a gönderilen kişilerin 2000 yılında serbest bırakılmasından sonra subaylar tarafından yapılan kimlik araştırmalarında hiç birinin İsrailli olmadığı; bilakis farklı uyruklara sahip oldukları anlaşılmıştı. İsrail başarısızlık durumunda onları reddedebiliyor. Ancak İsrail tarafından görevlendirilip birçok görevi başarı ile tamamlayanların son on yıldır Lübnanlı oldukları gizlenemez bir gerçek.