Bazı İslami davalarda mağdurların lehine verilen 6 ayrı AYM hak ihlâli kararına rağmen Müslümanlar neden hâlâ gözaltına alınıyor? Reformlar ve düzenlemelerle iyileştirilmeye çalışılan yargının Müslümanlara yönelik zulmü ne zaman son bulacak?

***

Toplumun bir kısmı "herşey çok güzel olacak" demeye, diğer bir kısmı ise, iktidarın yaptığı her icraat, her faaliyet karşısında doğru mudur, yanlış mıdır diye hiç düşünmeden avuçlarını patlatıncasına alkış tutmaya, kayıtsız şartsız bir itaat anlayışı ile desteklemeye devam ede dursun, toplumda parmak ile gösterilecek gencecik, pırıl pırıl şahsiyetler, sırf savunduğu fikirlerinden dolayı sanki bir terör örgütünün hücre evine baskın yapar gibi, sabahın erken saatinde evlerinden alınıyor, hayatını ikame ettiği muhit'te itibarları yerle bir edilmeye çalışılıyor...

Ailesinin ve özellikle de küçücük yavrularının minicik yüreklerinde oluşturulan korku ve meydana getirilen tahribat da çabası.

Bir empati kurun bakayım, kendinizi onun yerinde bir düşünün ve bu duruma şahit olan çocuklarınız gelsin gözlerinizin önüne...

Olmuyor değil mi? sizin empati kurmaya dahi yüreğiniz dayanamıyorken, O minicik yürekleri düşünün bakalım nasıl parçalanıyorlar!

İfade için davetiye gönderildiği takdirde işini gücünü bırakıp hemen gidecek olan bu insanlara uygulanan bu barbarca muameleyi,

aklıselim ile ifade edecek hiçbir kelime yoktur,

Bu yapılan ancak ve ancak yukarıda da belirttiğim gibi terör algısı oluşturmak ve itibar suikastından başka bir şey değildir.

 ***

Adalet; Evet.

Ne yüce, ne kıymetli bir kelime.

Et kokarsa tuzlanır, peki ya tuz kokarsa?

Tuzun kokması denetim ve/veya adalet mekanızmasının yozlaşmasına sebep olur.

Adâlet, Devletleri Ayakta tutan, halkların huzur ve refahını sağlayan en önemli unsurdur.

Toplumsal sarsıntılar ve kutuplaşmaların başlıca sebebi, Adaletin sağlıklı bir şekilde işlememesidir.

Adalet böylesine önemli iken, Türkiye'nin Adalet tarihi hukuksuzluk ve zulümlerle doludur.

Yargı reformları adı altında yapılan yasal ve anayasal hiçbir değişiklik, Türkiye'de Adalet sisteminde yaşanan hukuksuzluğa çare olamıyor.

Güçlülere uygulanan hukuk ile sıradan insanlara uygulanan, hiçbir zaman eşit olmuyor.

Gelin görün ki Adaleti tesis etmek için görevli olan hakimler, kendilerini devletin varlığını koruyucu bir kalkan olarak gördüler.

Öncelik her zaman, şartlar ne olursa olsun devletin çıkar ve menfaatlerini korumak oldu

ve adalet her zaman ikinci planda kaldı.

Tuz koktu! Yazık oldu.

Bu sabah İzmir'de 2, Aydın'da 7 kişi olmak üzere, sabah namazı sonrasında İslami davet çalışmaları yapan Müslümanlar şafak baskını ile gözaltına alındılar.

Tabii bu operasyonu her zaman olduğu gibi haber ajansları, toplumun ıslahı için çalışan bu pırıl pırıl insanlara terör örgütü üyeleriymiş gibi iftira atıp, bu yönde bir algı oluşturmaya çalıştılar.

Peki nedir, hayatlarında hiçbir marjinal eyleme katılmamış ve kimseyi de bu yöne kanalize edecek hiçbir söylemde bulunmamış bu insanlara uygulanan baskı ve hukuksuzluğun sebebi?

• Allah'ın dünyasında yalnızca Allah'ın dediği olsun demiş olmaları mı?

• Bu toplumun ihyâ'sının yolu ancak Raşidi Hilafet ten geçer düşüncesine sahip olmaları mı ve bunu'da söylemlerinde dile getirmeleri mi?

Onlar "Müslümanın derdiyle dertlenmeyen bizden değildir" emrini yerine getirmek için çalışan, toplumun saygın itibarlı şahsiyetleridir.

Onlar, Aydın ve İzmir'in meydanlarında mazlumların hakkını savunmak, kötülüğün yayılmasını engellemek için mücadele eden gençlerdir.

Giderek azalan komşuluk ilişkilerini canladırmak için kapı kapı dolaştıklarını görürsünüz onları. Ramazan aylarında kardeşliğimizi pekiştirmek için düzenledikleri iftarlarda, canhıraş koşuştururken görürsünüz.

Sokağımızın, mahallemizin, semtimizin gençlerini uyuşturucudan, alkolden, kumardan, şiddet ve kötülüklerden sakındırmak için sokak sohbetleri yaparken, kimsesiz kalmış yardım çığlıkları atan gençliğin elinden tutarken çıkarlar karşınıza...

Topluma terörist gibi gösterilmeye çalışılan,

•İskender Özer

•Hikmet Saygın

•Abdullah Adanır

•Abdülmelik Kılıç

•Ferhat Subaşı

•Kenan Urak

•Engin Deniz Peker,

•Ümit Yiğit,

•Veysel sütlü Budak

İsimli bu şahsiyet abidesi gençler için temennimiz odur ki, emniyet ve yargı mensuplarının yaptıkları bu büyük hatadan bir an önce dönmeleri ve kardeşlerimizin serbest bırakılmalarıdır.

Zira Son olarak şunu belirtmeliyim ki

"Mazlumun bedduasını almaktan korkun. Zira Allah ile bu beddua arasında perde mevcut değildir."