Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu Hoca'nın nasıl linç edildiğini biliyorsunuz. Hoca, suç duyurusunun yalan-yanlış beyanatlara dayanılarak yapıldığını belirtmesine rağmen, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü bir basın açıklaması yaparak, Emiroğlu Hoca'yı Mevlana Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü'nden alıyor; yetmiyor kendi öğretim elemanını ayrıca suçluyor. Doğru mudur, yanlış mıdır araştırma gereği duymuyor. Yargının kararını bekleme gereği duymuyor. Mağdurun sözlerine kulak verme ihtiyacı hissetmiyor. Bir de utanmadan, sıkılmadan "bilimden", "akıldan", "aydınlıktan", "haktan", "özgürlükten" bahsediyor.

Ulusal medyada ve sosyal medyada yapılan lincin ayrıntılarına girmiyorum. İnsan hakları, düşünce özgürlüğü, masumiyet karinesi, ispat sorumluluğu vesaire vesaire... Bütün bunların hiç birinin "bizim için" olmadığına; iğrenç bir yalan olduğuna, bir kere daha hep birlikte şahit oluyoruz (Buna kaçıncı kez şahit oluyoruz?).

Ama asıl mevzu bunlar değil, asıl mevzu bizim çaresizliğimiz, zavallılığımız; her türlü iftiraya, her türlü lince, her türlü suçlamaya karşı savunmasızlığımız, korunaksızlığımız...

Asıl mevzu, dünyanın en ahlaksız, en iki yüzlü, en yüzsüz, en dayatmacı ağızlarının bize hak-hukuk ve ahlak satmaya kalkışması...

Bir çift sözle, birkaç satırla onurumuzun, haysiyetimizin, şerefimizin iki paralık edilebilmesi...

14 yaşındaki kızların bedenlerini (sanatçı adı altında, model adı altında vs.) haz piyasasında çarçur edenlerin insafına bırakılmışlığımız...

Bizler zavallıyız. Bizim hiçbir değerimiz yok, ama hiçbir değerimiz... Bir böcek kadar değerimiz yok.

Bizler öz yurdunda garip, öz yurdunda parya bile değiliz... Bizler birer pislik muamelesi görüyoruz.

Kibirle, kinle ve aşağılık kompleksiyle damgalanmışlara sesleniyorum:

Bize her türlü iftirayı atabilirsiniz.

Bizi her şeyle suçlayabilirsiniz.

Bizi eşlerimizden, evlerimizden, çocuklarımızdan her şeyimizden ayırabilirsiniz. Sahip olduğumuz her şeyin asıl sahibi sizsiniz...

Alın kadınlarımızı, fabrikalara, sığınma evlerine kapatın. Çocuklarımızı ajanslara, eğlence programlarına satın. Erkeklerimizi ayartın, onları kimliklerinden kopartın, kendilerine düşman edin.

Biz her türlü lince müsaitiz...

Vurun bizi.

Kılınızı bile kıpırdatmayın, kendi ellerimizle dövün bizi.

Gösterin bize günümüzü.

Kapılarımızı işaretleyin. Manşet atın, afiş yapın, fişleyin. Tweet'leyin. Retweet'leyin. Bir daha retweet'leyin.

Nefretinizle boğun bizi.

"Hayvanlara tecavüz eden biziz.", "Çocukları taciz eden biziz.", "Eşlerini döven biziz."

Bizler insan değiliz.

Sapığız, salağız, ahmağız, barbarız.

Hatta bunlar bile değiliz. Biz bu dünyanın fazlalığıyız. Çer çöpüz. Haşereyiz. Kusmuğuz.

Kasmanıza, kıvırmanıza, kıvranmanıza gerek yok.

Buradayız.

Her türlü fantezinize açığız.

*

Hasbinallahu ve ni'mel vekil.