AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, Cüneyt Özdemir’in Youtube kanalından yaptığı canlı yayında sosyal medya düzenlemesiyle ilgili soruları yanıtladı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, Cüneyt Özdemir’in Youtube kanalından yaptığı canlı yayında sosyal medya düzenlemesiyle ilgili soruları yanıtladı. Ünal, Netflix'in eşcinselliği meşrulaştırmaya çalıştığı Aşk 101 dizisi ile ilgili de konuştu.

Sosyal medya platformlarının Türkiye’de temsilcilikleri olmadığını belirten Mahir Ünal, “Yasaklamak gibi bir niyetimiz yok. Biz bu mecraların yasal bir zemine kavuşması gerektiğini söylüyoruz. Yasal düzenlemeyle ilgili çok hassas davranıyoruz. Geleneksel hukukla siber hukuk çok farklı. Biz bunlara diyoruz ki, gelin hukuki ve mali sorumluluk üstlenin. Twitter diyor ki, ben Alman hukukunu tanıyorum, Fransız hukukunu tanıyorum, söz konusu Türkiye olduğunda Türkiye’nin yasalarını tanımıyorum” dedi.

‘HER BİREYİN VATANDAŞLIKTAN KAYNAKLI HAKLARI VAR’

Netflix’te yayınlanan “Aşk 101” dizisindeki “Osman” karakterinin eşcinsel olduğu fakat sansür nedeniyle dizide değişiklik yapıldığı iddia edilmişti.

Özdemir’in “Türkiye’de eşcinsellik yasaklandı mı acaba? Böyle bir anlam çıkıyor. Şu günlerde bu çok AK Parti’nin gündemine gelmeye başladı. Böyle bir problemi var?” sorusunu yönelttiği Ünal, “LGBT ile ilgili burada birçok şey söylenebilir. Hukuki olarak her bir bireyin vatandaş olmasından kaynaklanan hakları vardır. Ama burada eşcinsellik üzerinden ya da LGBT üzerinden meselenin tartışılmasını açıkçası doğru bulmuyorum” yanıtını verdi.

‘NETFLİX EŞCİNSEL HİKAYESİ OLAN BİR SENARYO İSTEDİ’

“Mesele bu değil mi, bir yanlış anlama mı var? Çünkü Netflix’le ilgili hep bu gündeme getiriliyor” sorusu üzerine Mahir Ünal, şunları söyledi:

“Şöyle bir şey oldu geçtiğimiz günlerde: Netflix, bir dizi istedi, dizinin senaryosu hazırlandı, dizi bir eşcinsel hikayesiydi. Ve orada Osman isminde bir eşcinsel üzerinden bir yerli yapım firmasına teklif verdi Netflix. Bu normal bir şey diyebilirsiniz. Almanya’da, Fransa’da, Hollanda’da ya da Amerika’da bir eşcinsel kendi özel hayatını yaşar ama yanında çocuğuyla gazete almaya gittiğinde bir porno dergisinin poşet içerisinde satılmadığını gördüğünde tepki gösterir. Çünkü onun eşcinsel kimliği başka bir şeydir, kamu ahlakına uyması başka bir şeydir. Şimdi bu ülkede pankart açılıp, bu ülkenin bütün değerlerine, inançlarına karşı bir mücadele biçimine eşcinsel ya da başka eğilimleri dönüştürseniz ya da LGBT’yi bir siyasi parti gibi, siyasal bir retorik üzerinden konuşan bir yapıya dönüştürürseniz kaçınılmaz olarak bir ahlak tartışmasını ve kültürel tartışmayı gündeme getirirsiniz.”

‘BURADA HOMOFOBİK BİR YAKLAŞIMI KONUŞMUYORUZ’

Bunun üzerine Özdemir, “Mahir Bey ama böyle bir tartışma hiç yoktu AK Parti’nin gündeminde. Hatta biliyorsunuz Cumhurbaşkanı Erdoğan 10-15 yıl önceki videosunda bu konuyu da güvence altına almak lazım, onlarda Türkiye vatandaşı diye söz ediyordu. Ayrıca cinsel kimliğini saklamayan çok ünlü isimlerin zaman zaman Külliye’de misafir edildiğini de gördük. Orada bir şey olmuyor da Netflix’te olunca mı bir sakınca yaratıyor bu durum?” dedi.

“Biz 2012 yılında oluşturduğumuz bir komisyonla AK Parti  Siyasi Vizyon Belgemizi hazırlarken bu konuyu da ele alıp konuştuk ve bu konunun bir sorun olarak ebeveyn çocuk ilişkisinden tutun da sonuçta kişilerin kendilerini ifade etme biçimlerine ve hukuk karşısındaki haklarına kadar ele aldık” diyen Ünal, “Burada sorun şu değil: Burada homofobik bir yaklaşımla sorunu görmezden gelerek sorunun üstünü örten bir yaklaşımı konuşmuyoruz. Tam tersine bunun siyasi bir meydan okumaya dönüşmesi aslında temel sorun. Burada konuştuğumuz şey LGBT, eşcinsellik değil. Burada konuştuğumuz şey LGBT üzerinden ya da eşcinsellik tartışmaları üzerinden bir siyasi meydan okumaya ve tarafgirliğe meselenin dönüşmesi ve kişiselleşmesi” ifadelerini kullandı.

‘BİR SORUNU OPERASYON ALANINA DÖNÜŞTÜRÜRLERSE İYİ NİYETLİ BULMAYIZ’

“Sizce Netflix bir meydan okuma için mi böyle bir dizi siparişi veriyor?” sorusunu Ünal, “Ben bunu Netflix üzerinden konuşmadım. Yani burada meselenin siyasallaştırılması, mitinglerde açılan pankartlarda kullanılan dil. Bu dil kamusal alanda kabul edebileceğimiz bir dil değil. Ben şunu söylüyorum, Netflix ya da bir başka platform eğer bir topluma dönük, bir sorun alanını, bir operasyon alanına dönüştürme çabası içerisine girerse bunu iyi niyetli bulmayız” şeklinde yanıtladı.