Zeki Savaş, Ufkumuz’daki yazısında İranlı doktorların koronavirüs ile ilgili Gürcistan, Irak, Kırgizistan, Kazakistan, Pakistan ve Afganistan liderlerine hitaben kaleme aldığı mektuba yer verdi.

Zeki Savaş, Ufkumuz’daki yazısında İranlı doktorların koronavirüs ile ilgili Gürcistan, Irak, Kırgizistan, Kazakistan, Pakistan ve Afganistan liderlerine hitaben kaleme aldığı mektuba yer verdi.

Yazının tamamı şöyle:

Tasnim haber ajansı, 19 Mart 2020 tarihinde İranlı 102 doktorun altı ülkenin devlet başkanlarına gönderdiği ortak mektubun metnini kendi sitesinde yayınladı.

Enfeksiyon, akciğer, astım ve alerji uzmanı doktorların ortak mektubu Gürcistan, Irak, Kırgizistan, Kazakistan, Pakistan ve Afganistan devlet başkanlarına hitaben kaleme alınmış.

Mektubun konusu, Amerika’nın bu ülkelerdeki biyolojik laboratuvarlarının kapatılması talebi.

Mektubun başında, “muteber bilimsel makaleler ve dünya medyasında genetik ve biyoloji uzmanlarından yapılan alıntılar, Covid-19’un Amerika tarafından biyolojik laboratuvarlarda üretildiği ve bu virüsü rakip gördüğü ülkelere karşı biyolojik saldırı (biological attack) aracı olarak kullandığı şüphesini güçlendirmektedir” ifadelerine yer verilmiş ve bu şüpheler Amerika’nın biyolojik silahlar ile ilgili çalışmalarına dair bilgilerle desteklenmiştir.

Örneğin Amerika’nın, 1942 yılında Başkan Franklin Delano Roosevelt döneminde sivil bir kuruluş olan the War Reserve Service adı altında biyolojik silahları üretme ve geliştirme çalışmalarına Tedrick Maryland’da start verdiği ve o günden bugüne biyolojik silah çabalarını sürdürdüğü anımsatılmaktadır.

Amerika’daki Hastalıkları Önleme Merkezi (CDC), biyolojik silahlarda kullanılan virüsleri, oluşturdukları tehlikeye göre A, B, ve C grubuna ayırmaktadır. H1N1, HIV ve Sars virüsleri C grubunda yer almaktadır. Bu türden mikro organizmalar rahatlıkla elde edilebilen ve çoğaltılabilen nitelikte olduğu için biyolojik laboratuvarlarda kendileriyle oynanarak ölümcül biyolojik silahlara dönüştürülebiliyorlar. Covid-19’un biyolojik laboratuvarda geliştirildiği kuşkusunu güçlendiren delillerden biri, 2002 yılında 8 bin kişiye bulaşan ve 774 kişiyi öldüren Sars virüsüne olan şaşırtıcı benzerliğidir.

Bu ve benzeri bilgilerden sonra “Amerika’nın biyolojik silahların kontrolünü öngören 1925 Cenevre Protokoluna ve bakteriyolojik silahları yasaklayan 1972’deki anlaşmalara uyacağına inanmıyoruz”denilmektedir.

Peki bu biyolojik silahlar nerede üretilmektedir?

Amerika’nın virüs üretme kapasitesine sahip laboratuvarları, ‘4. Derece Laboratuvarlar’ olarak bilinmektedir ve bunların sayısının 200 tane olduğu öngörülmektedir. Rus biyolog İgor Nikolin, Amerika’nın Çin’e komşu ülkelerde 25 adet biyolojik laboratuvarının olduğunu söylüyor. Kazakistan, Kırgizistan, Vietnam, Tayvand, Güney Kore, Filipinler, Malezya, Afganistan ve Pakistan bunlardan bazıları.

Amerika, bu laboratuvarlardaki çalışmaların yol açabileceği faciaları kendi ülkesinden uzak tutmak için bu laboratuvarları diğer kıtalara taşımıştır.

Rusya savunma bakanlığına bağlı özel bir ekibin biyolojik silah üretimleriyle ilgili yaptığı bir araştırma ve çalışma sonunda yayınlanan raporda Amerika’nın virüs üretme ve hastalık yayma amacıyla Gürcistan’da biyolojik bir laboratuvar kurduğuna yer verilmiştir. Rus savunma bakanlığı, bu girişimin tüm konvansiyonel anlaşmaların ihlali, Moskova ve Pekin’in tehdit edilmesi anlamına geldiğini düşünüyor.

Bu ve benzeri bilgilerden sonra mektup şu cümlelerle bitiyor:

“Alicenaplar!

Ülkelerinizin Amerika ile yakın ilişkilerini ve ülkelerinizde Amerika askerlerinin bulunmasını da dikkate alarak bir kereliğine de olsa tarih yazan kalıcı bir karar alma zamanı gelmiştir. İnsanlık, dostluk ve adaletten kaynaklanan bir karar. Sizin isimlerinizi gelecek zamanlarda küresel güvenlik, sağlık, barış ve adalet kahramanı olarak kayda geçirecek bir karar. Bölgenizdeki ve ülkelerinizdeki Amerika’nın biyolojik laboratuvarlarını imha etmeyi sağlayacak kesin karar. Hepimizin yaşamı için Amerika askerlerinin ülkelerinizden çıkışını öngören karar.

Kuşkusuz bugün dünya devletlerinin gündemi, budur: Amerika’nın yanında olmak mı yoksa mazlum halkların yanında mı? Zulüm ve şiddetin yanında mı olmak yoksa adalet ve barışın yanında mı? Seçim size aittir.”

Bu müşterek mektuptaki iddiaları te’yid veya tekzib etmek kolay değildir ama bu tür yaklaşımları ve öngörüleri bir kenara not etmekte yarar vardır.

Amerika’nın şer bir güç olduğu ise izahtan varestedir.