HDP'nin yeni Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, seçim gündemi ve ittifaklara ilişkin açıklamalarda bulundu.

HDP'nin yeni Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, seçim gündemi ve ittifaklara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Cumhuriyet gazetesinden İpek Özbey'in sorularını yanıtlayan Sancar, Pervin Buldan’ın “CHP’nin çekingenliğinden çıkması gerek. Cesarete ihtiyaç var. Bir dahaki seçimlerde daha açık, daha şeffaf birlikteliklere ihtiyaç olacağını düşünüyorum” sözlerine ilişkin, "Bazılarının yanlış okuması, bazılarının kasıtlı çarpıtması diye düşünüyorum. Biz CHP ile ittifak yapmadık. Yerel seçimlerde hiçbir partiyle ittifak yapmadık. Biz bir politika belirledik: Kürt illerinde kayyımları göndermek, Batı’da iktidara kaybettirmek" ifadesini kullandı.

Sancar, "Peki Sayın Buldan’ın sözleri bir sonraki aşamayı mı işaret ediyor? Yani CHP’den tam olarak ne bekliyorsunuz?" sorusuna ise, "Tek bir partiye dönük değil bizim çağrılarımız. Türkiye’de belli ilkeler temelinde normalleşme ve demokratikleşme hedefine inanan her çevreyle diyaloğa ve mümkünse birlikte çalışmaya hazırız" yanıtını verdi.

'HDP'SİZ İTTİFAK DÜŞÜNÜLEMEZ'

HDP'siz bir ittifakın düşünülemeyeceğini söyleyen Sancar, "Açık olarak, düşünülemeyeceğini iddia ediyoruz. Bizsiz olmaz ama sadece bizimle de olmaz. Bunun da farkındayız" dedi.

İYİP içinde CHP-HDP yakınlaşmasına tepki duyanların olduğuna ilişkin soruyu da yanıtlayan Sancar, "Açıkçası ortaya çıkmış veriler olmadan bu konuda spekülatif değerlendirme yapmayı istemem. Başka partilerin ne yaptığına değil öncelikle bizim ne yaptığımıza odaklanıyoruz ama bütün arayışları da dikkatle takip ediyoruz. Arayışlar ne yönde olursa olsun nihayetinde amaç bu yönetimi değiştirmekse yol bellidir. İster yeni bir cephe oluşturulsun, ister mevcut ittifaklarla devam edilsin fark etmiyor" diye konuştu.

BABACAN-DAVUTOĞLU YORUMU

Davutoğlu ve Babacan'ın partilerine ilişkin değerlendirmelerini de açıklayan Sancar, "Yeni partilerin ülkede barış ve demokrasi çabalarına katkı sunmalarını temenni ediyoruz. Şunu da belirteyim: Bizim intikamcı bir anlayışımız yok. Ancak sözle ya da eylemle bir geçmiş sorgulaması yapılmasını da demokratik bir erdem olarak görürüm. Her partinin geçmişteki yanlışları, doğruları konusunda cesur ve samimi bir muhasebe ve yüzleşme yapması gereklidir. Bu, her türlü öfke, kin ve intikam duygusunun da ortadan kalkmasını sağlar. Şayet bu partiler yeni bir aktör olarak çıkıyorsa, geçmişte de belli bir hikâyenin içinde yer almışsa ve bu hikâye bugün o partilerin çıkışında asıl hareket noktasıysa o zaman hikâyenin bu kısmına ilişkin daha samimi ve cesur bir muhasebeyi yapmaları da doğrusu beklenir" ifadesini kullandı.