İşgalci ABD üslerinin ve elçiliklerinin olduğu ülkelerde kan ve gözyaşının eksik olmadığını hatırlatan HÜDA PAR Genel İdare Kurulu Üyesi Şeyhmus Tanrıkulu, hükümetlerin, ABD ile yapılmış olan işbirliklerine son vermesi gerektiğini söyledi.

İslam coğrafyasında ABD üslerinin ve elçiliklerinin olduğu ülkelerde tüm darbe, çatışma, savaşların eksik olmadığına dikkat çeken HÜDA PAR Genel İdare Kurulu Üyesi (GİK) Şeyhmus Tanrıkulu, Hükümetlerin kendi halklarının iradesine saygı göstererek, ABD ile yapılmış olan askeri, siyasi ve kültürel alandaki işbirliğine son vermesi gerektiğini belirtti.

İşgalci ABD'nin bulunmuş olduğu dünyanın tüm ülkelerinde mutlaka çatışma, savaş ve gözyaşının olduğunun altını çizen Tanrıkulu, özellikle İslam ülkelerine geliş biçimini değerlendirdi.

Tanrıkulu, "ABD, İslam coğrafyasına ne zaman geldi? Hangi saiklerle devam ediyor? Ona bakmak lazım. 1949 yılında NATO'nun kurulmasıyla beraber soğuk savaş dönemi başladı. Sovyet Rusya'sına karşı komünizmle mücadele adı altında İslam coğrafyasındaki ülkelerin idarecilerini kendi yanına çekerek kendisine bir alan buldu. Soğuk savaşın başlamasıyla birlikte İslam coğrafyasının bütün ülkelerinde genel bir üs kurdu. ABD, buradaki Müslümanlarla, kendisinin de ilahi bir dine sahip olduğunu iddia ederek  komünizmle mücadele adı altında ittifak kurdu." dedi.

"İslam coğrafyasında yapılan tüm darbelerin arkasında ABD vardır"

ABD'nin 1949'dan sonra ülkelere yerleşip üs kurarak oradaki idareci ve yerel işbirlikçilerle kendi varlığını devam ettirdiğini ifade eden Tanrıkulu, "Yalnız ABD'nin İslam coğrafyasında sadece üs kurmakla değil; siyasi, ekonomik ve kültürel açıdan bu ülkelerin içişlerine müdahale ettiği, bazı dönemlerde darbelere de destek verdiği görülmektedir. En son hatırlanacağı üzere 2016'da ülkemizde yapılmış olan FETÖ darbe girişiminin arkasında ABD vardı. Dolayısıyla Ortadoğu'da İslam coğrafyasında yapılan tüm darbelerin arkasında ABD vardır." ifadelerini kullandı.

Irak'tan çekilme konusunda ABD Başkanı Trump'ın söylemlerine vurgu yapan Tanrıkulu, "Diğer hedefi ise yeraltı ve yerüstü zenginlikleri sömürmektir. Geçen günlerde ABD Başkanı Trump'ın 'Irak'tan çekilmemizi istiyorsanız 35 milyar dolar ödemeniz gerekir. Bu kadar masraf yapmışız' sözü daha önceki başkanların aksine açık bir şekilde, İslam coğrafyasındaki asıl amacını ortaya koymaktadır." şeklinde konuştu.

"Darbenin olmadığı tek yer: ABD"

Elçilik ve üslerin olduğu tüm ülkelerde darbelerin olduğunu hatırlatan Tanrıkulu, "Darbenin olmadığı yer neresi? ABD. Bugüne kadar ABD'de darbe olmadı. Çünkü orada kendi elçiliği yok ama ABD elçiliği ve üslerinin olduğu ülkelerde darbe geleneği bugüne kadar süregelmiştir. Irak'ta, Suriye'de, Mısır'da Türkiye'de bunun açık örneklerini görmekteyiz. ABD'nin bulunmuş olduğu bu gibi yerlerde insan haklarına saygı ve özgürlüklere karşı bakış açısından değerlendirdiğimizde, kendi çıkar ve menfaatlerini ön plana; hak ve özgürlükleri ise askıya aldığı görülmektedir." diye belirtti.

ABD'nin 1991 yılında soğuk savaşın bitmesiyle aslında gerçek amacını ortaya koyarak İslam'ı hedefe oturtmuş olduğunun altını çizen Tanrıkulu, "İslam coğrafyasındaki ülkelerde İslam'ın gelişmesi, Müslümanların güçlenmesini önlemek adına yerel işbirlikçileri ile birlikte savaş açmış ve halen de sürdürmektedir. Mısır’da yapılan darbeyi de başta ABD olmak üzere Avrupa ülkelerinin desteklediğini biliyoruz. Oysaki Mısır'da ilk kez halkın iradesi ile seçilmiş olan bir cumhurbaşkanı vardı ve bunu hazmedemediler. Demek ki ABD'nin amacı demokrasi, insan hakları, özgürlük değil; kendi çıkarlarını koruyan yerli idareci ve işbirlikçileri muhafaza etmekti. Bu 15 Temmuz'da da net ve açık bir şekilde görüldü." dedi.

"ABD'nin Ortadoğu'dan mutlaka çıkarılması gerekiyor"

HÜDA PAR olarak ABD gibi emperyalistlerin başka ülkeleri siyasi, askeri, ekonomik ve kültürel yönden sömürmesine ilkesel açıdan karşı olduklarını belirten Tanrıkulu, "ABD var olduğu ülkelerde, İslam ülkelerindeki halklara herhangi bir özgürlük veya artı sayılabilecek bir katkısının olmadığını, tam aksine çatışmaların, savaşların, kan ve gözyaşının buralarda eksik olmadığını görmekteyiz. Dolayısıyla ABD'nin İslam ülkelerinden mutlaka çıkarılması gerekiyor. Özellikle İslam ülkelerindeki askeri üslerinin kapatılması ve buralardan çıkarılması halinde bu ülkelerin maddi ve manevi açıdan daha rahat ortama kavuşacaklarına inanıyoruz." şeklinde konuştu.

Tanrıkulu, "Bu ülkelerdeki idarecilerin de kendi halklarının iradesine göre hareket etmesi gerekiyor. Çünkü özellikle Türkiye'de yapılan kamuoyu yoklamalarında ABD'ye karşı çok büyük bir tepkinin olduğunu görmekteyiz. Hükümetlerin de kendi halklarının bu iradesine saygı göstererek ABD ile yapılmış olan askeri, siyasi ve kültürel alandaki iş birliğine son vermesi gerekiyor. Bu yüzden kendi haklarının medeniyet ve inanç değerlerine saygı göstererek kendi ayağı üzerinde bağımsız şekilde özgür bir ülke olarak durabilmeleri gerekiyor." ifadelerini kullandı.

"İslam ülkeleri arasında bir birliğin oluşması gerekiyor"

İslam ülkeleri arasında bir birliğin oluşması gerektiğine vurgu yapan Tanrıkulu, "Soğuk savaştan sonra İslam'a karşı savaşan başta ABD olmak üzere emperyalist ülkelere karşı İslam ülkeleri arasında bir birliğin oluşması, bilinçlendirmenin olması gerekiyor. Bunun için geçen günlerde Malezya'da yapılmış olan ve sekiz ülkenin katılmış olduğu birliktelik İslam ve İslam ülkeleri  halkları adına önemliydi. Bu birliktelik daha etkili bir şekilde devam etmelidir." diye belirtti.

Son olarak Tanrıkulu şunları söyledi:

"Kısacası ABD'nin bulunduğu yerde huzur yoktur. ABD kendi çıkarını korumak için herhangi bir ülkede varlığını devam ettirmektedir. ABD'nin olduğu yerlerde de kaos, gözyaşı, çatışma ve savaş vardır. Eğer savaş ve çatışmalara karşıysak, huzur, özgürlük, insan haklarına saygılı yönetim ve idareler istiyorsak, öncelikle ABD'nin bu ülkelerden çıkarılması gerekiyor."