İslami Analiz köşe yazarlarından Atasoy Müftüoğlu, ''Bilgi, Bilinç ve Düşünce Tutulması'' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İslami Analiz/Köşe Yazıları

Müftüoğlu, Türkiye gündemine de değindiği yazısında, "Güvenlik ideolojilerinin hakim olduğu içerisinde yaşadığımız dönemde, bu ideolojiler, herhangi bir ülkenin kendi toprağının güvenliğini sağlayabilmesi için, ilgili toprakların bir şekilde kutsallaştırılmaları gerektiğine inanıyor. Bu kutsallaştırmalar kimi ülkelerde ideolojik ve mitolojik araçlarla gerçekleştirilirken, İslam toplumlarında İslamın ve Kur’anın araçsallaştırılması yoluyla gerçekleştiriliyor. Olağanüstü durumlarda, seküler/kapitalist/liberal düzenler de, Türkiye örneğinde görüleceği üzere, İslamın himayesine alınabiliyor. İslamın ontolojik meşruiyet ve mevcudiyetinin resmen tanınmadığı-reddedildiği toplumlarda, olağanüstü dönemlerde İslam ve Kur’an bir şekilde ısrarla gündemde tutuluyor. Günümüz dünyasında, hangi anlamda olursa olsun, dışlanan her unsur, dışlanma nedenini bir farklılık mücadelesine dönüştürüyor." ifadelerini kullanarak, İslam ve Kur'an'ın araçsallaştırılarak anlamından kopartıldığını vurguladı.

Böyle bir ortamda Müslüman aydınların, yazarların konuyu gündeme getirmek bir kenara dursun, ortaya çıkan tabloyu meşrulaştırma ve bu tabloda yer alma yarışına girdiklerini belirten Müftüoğlu, "Entelektüel-felsefi bağlamda var olmayan, düşünce, bilgi, bilinç tutulması yaşayan toplumlarda, olağanüstü dönemlerde, yerli-milli retoriğin resmi itibar kazanmasıyla birlikte, Müslüman aydınların, yazarların, edebiyat adamlarının, ilahiyatçıların vb. İslami tercihlerinin/aidiyetlerinin/bağlılıklarının, konjonktürel-kısmi-yüzeysel ya da sahte olduğu, bu kesimlerin, bu dönemlerde gerçek kimlikleriyle, devletçi/milliyetçi/mezhepçi kimlikleriyle, sahneyi koro halinde doldurdukları açıkça görülebiliyor." dedi.

Yazının tamamına ulaşmak için tıklayınız