Arap dünyasının tanınmış gazetecilerinden, Londra’da yayın yapan Re’y’ul Yevm Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Abdulbari Atvan, Hizbullah’ın son İsrail saldırılarını değerlendirdi.

İslami Analiz/Haber Merkezi

Arap dünyasının tanınmış gazetecilerinden, Londra’da yayın yapan Re’y’ul Yevm Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Abdulbari Atvan, Hizbullah’ın son İsrail saldırılarını değerlendirdi.

Hizbullah İsrail’in İHA efsanesinin sonunu mu getiriyor?

Abdülbari Atvan

Hizbullah ve İsrail arasındaki bir sonraki hesaplaşma belki de işgal altındaki Filistin’de değil Lübnan semalarında gerçekleşir ve belki de düşürülen iki insansız hava aracı bu hesaplaşmanın ilk hamlesidir.

İsrail Başbakanı Benjamin Netenyahu’nun Knesset-parlamento seçimlerinden üç hafta önce Hizbullah cephesini açtığı yönünde söylentilerin yayılmış olması geleceği okuma noktasında birkaç hususun üzerinde durmak gerektiğini gösteriyor:

Birincisi; Lübnan’daki üst düzey kaynakların ifadesine göre, Güney Banliyöleri vurmak isteyen iki insansız hava aracı günler önce Lübnan’dan, bizatihi banliyölerin yakınındaki kuzey bölgelerden bir ajan tarafından havalandırıldı. İHA’lar Tel Aviv’deki özel bir operasyon odasından kontrol ediliyor ve yönlendiriliyordu. Buna göre İHA’ları çalıştıran ajan da nereye gideceklerini bilmiyordu.

İkincisi; bu bilgilere ulaşan ve kanıt dolu bir dosyayı elinde bulunduran Lübnan yönetimi, arkasında İsrail’in ve bazı batı ülkelerinin durduğu ve patlak verirse Lübnan’ın güvenliğini alt üst edecek bir fitnenin önüne geçmek için bu hava ihlalinin detaylarının incelenmesi için soruşturma başlatmaya karar verdi.

Üçüncüsü; Irak’taki Haşdi Şa’bi’nin silah depolarını hedef alan saldırı ile Güney Banliyö’yü hedef alan saldırı arasında gözle görülür bir tutarlılık var. Kendini imha eden İHA’lar gönderildi ve silah depolarında iken geride hiçbir iz bırakmadan patlama gerçekleşti.

Dördüncüsü; güney banliyölere gönderilen ilk İHA, beklenmedik bir şekilde evlerin ve apartmanların arasından geçen düzensiz elektrik kablolarına çarpması sonucu geceleyin düştü. İkinci İHA ise bir silah deposunu hedef almak üzere gönderildi, ancak o da Lübnanlı kaynakların açıklamayı reddettiği türlü sebeplerden ötürü hedefine ulaşamadı.

*

Hizbullah’ın İsrail’e vurduğu bu güçlü darbe neticesinde Lübnan’la yeni bir cephe açma kararı donduruldu ya da ertelendi. Hizbullah’ın vurduğu söz konusu darbe İsrail’in caydırıcılığını da baltaladı ve dolayısıyla askeri dengeleri altüst etti. Hizbullah Şeba Çiftlikleri gibi Lübnan sınırları dahilindeki işgal topraklarında değil bizatihi kuzey cephesinde yer alan zırhlı bir askeri aracı hedef aldı. Bu durum kırmızı çizgilerin tamamıyla ihlal edildiği anlamına geliyor.

Bu saldırıdaki asıl önemli gelişme, özel video kaydında da görüntülendiği üzere, ölü ya da yaralı sayısı değil, yeni füze gücünün hedefi tutturmada ortaya koyduğu başarının İsrail’de hem askeri hem siyasi yönetim tarafında endişeye yol açması oldu.

İsrail basınında son günlerde Seyyid Hasan Nasrallah yalanlamış olmasına rağmen, hassas füzelerin üretimi için Lübnan’ın farklı bölgelerindeki fabrikaların kullanıldığı ve direnişin füzeler sayesinde yeterli güce sahip olduğu yönünde söylentiler yayılmaya başladı. İsrail belki de bu bahane ile Netenyahu’nun seçimleri kazanma şansını artırmak için seçimlerden önce ya da kazanması halinde seçimlerden sonra Lübnan’a saldırmayı planlıyor. Çünkü böyle bir füze gücü İsrail için, İsrail’in alt yapısı, havaalanları, limanları ve fabrikaları için, Hayfa Limanı’ndaki amonyak konteynırları ve Dimona ve Necef Çölü’ndeki nükleer reaktörler için büyük bir tehdit anlamına geliyor.

Seyyid Hasan Nasrallah birkaç gün önce yaptığı son konuşmasında Netenyahu ve avanesine vurulacak olan darbenin Lübnan semalarını ihlal eden bir İHA’yı düşürmek şeklinde olacağını söylemişti. Bu ise Hizbullah’ın böyle stratejik bir hamleyi yapmak için yeterli füze ve savunma gücüne sahip olduğunu ortaya koyuyordu. Adam yalan söylemiyor ve yahut da abartmıyor, daima delillere ve hassas bilgilere dayanıyor.

Hizbullah’ın, teknolojik seviyesi ne olursa olsun İsrail’e ait her türlü insansız hava aracını düşürebilecek gücü sağlayan gelişmiş füzelere sahip olduğu yönünde bazı bilgilere yer veriliyor. İki ay önce Hürmüz Boğazı’nda İran hava sahasını ihlal eden Amerika’ya ait İHA’nın, irtifa seviyesi 20 km. olduğu halde İran’a ait bir füze tarafından düşürüldüğü göz önünde bulundurulduğunda böyle bir füzenin Hizbullah’a ulaşmış olması çok da uzak ihtimal gibi gözükmüyor.

İsrail dünya çapında İHA üreticisi olarak tanınıyor ve teknolojik olarak oldukça gelişmiş İHA’ları satışa sunuyor. Türkiye, Hindistan, ABD ordusu ve daha nicelerine İHA satışı yapan İsrail bu sayede hazinesine milyarlar kazandırıyor. Dolayısıyla sahip olunan bu füzelerin zarar görme ihtimali İsrail açısından oldukça büyük bir tehlike anlamına geliyor.

*

Hizbullah’ın gelişmiş füzeleri, 2006 Temmuz Savaşı’nda İsrail’in “Merkava” Muharebe tankı efsanesini bitirmeye yetmişti. Yakın zamanda da İsrail’in İHA efsanesini söndürecek yeni bir füze sürprizinin gelmesi de imkansız gözükmüyor.

Büyük savaşlar daima sürprizlerle başlar. Direniş ekseni, İsrail, Arap müttefikleri ve Amerika arasındaki savaş da istisna olmayacak gibi gözüküyor. Zaman her şeyi gösterir.