Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), obezite ve yetersiz beslenme biçimlerinin yaklaşık her üç insandan birini etkilediğini ve bu oranın 2025 yılı itibarıyla ‘her iki kişiden biri’ne yükselebileceğini duyurdu.

Modern dünyanın kronik problemlerinden biri haline gelmiş olan açık sorunuyla birlikte son zamanlarda giderek artan obezite sorunu birbiriyle yarışır hale geldi!

Bir türlü bitiril-e-meyen açlık sorununa dûçar olan insan sayısı her geçen gün daha da artarken, diğer yandan fast food tarzı gıdaları fazla tüketenlerin kapıldığı obezite hastalığı da giderek yayılıyor.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Uluslararası Dünya Gıda Günü’ne (16 Ekim Çarşamba) ilişkin başlattığı poster yarışması duyurusunda beslenme ve yeme alışkanlıklarıyla ilgili bazı çarpıcı veriler paylaştı.

FAO verilerine göre bugün dünyamızda;

  • 820 milyonu aşkın insan açlık çekiyor,
  • 670 milyondan fazla yetişkin, 120 milyon erkek ve kız çocuğu (5-19 yaş arası) obez,
  • 40 milyonu aşkın çocuk ise fazla kilolu,
  • Beş yaşın altında 150 milyondan fazla çocuk boy kısalığı yaşıyor,
  • 50 milyonu aşkın çocuk ise düşük kilolu,
  • Dünya nüfusunun çoğunluğu fazla kiloluluk ve obezitenin açlıktan daha fazla ölüme sebep olduğu ülkelerde yaşıyor,
  • Her yıl obezitenin neden olduğu sağlık problemlerinin tedavisine yaklaşık 2 trilyon dolar harcandığı tahmin ediliyor,
  • Milyarlarca insan vücutlarının aktif ve sağlıklı bir yaşam sürmek için ihtiyaç uyduğu besinlerin eksikliğini çekiyor,
  • Sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam tarzıyla birlikte sigara kullanımını geçerek, küresel çapta sakatlık ve ölümlerin bir numaralı risk faktörü haline geldi,
  • Düşük ve orta gelirli ülkelerde işlenmiş gıda, et ve diğer hayvansal ürünlerin tüketiminin artmasına bağlı olarak gıda sisteminin sebep olduğu çevresel zarar, yüzde 50 ile yüzde90 oranında artış gösterebiliyor,
  • İnsanlık tarihi boyunca gıda amaçlı olarak ekilip biçilen 6 bin bitki türünden günümüzde sadece 8 tanesi günlük kalori miktarımızın yüzde 50’sinden fazlasını karşılıyor, öte yandan bizler çok çeşitli besleyici gıdalara ihtiyaç duyuyoruz.
  • İklim değişikliği, verimliliği azaltarak tarımsal ürünlerin hem kalitesini hem de miktarını tehdit ediyor.
  • Sıcaklıkların yükselmesi de su kıtlığını arttırarak pestisitler, bitkiler ve patojenler arasındaki ilişkinin bozulmasını ve balıkların boyutunun değişmesini şiddetlendiriyor.

Bu yılın teması ‘sağlıklı ve sürdürülebilir beslenmeyi herkese ulaşılabilir kılmak.