Arap dünyasının tanınmış gazetecilerinden, Londra’da yayın yapan Re’y’ul Yevm Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Abdulbari Atvan, Yemen Ordusu’nun ABD uçağını düşürmesini değerlendirdi.

İslami Analiz/Haber Merkezi

Arap dünyasının tanınmış gazetecilerinden, Londra’da yayın yapan Re’y’ul Yevm Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Abdulbari Atvan, Yemen Ordusu’nun ABD uçağını düşürmesini değerlendirdi.

Yemen’in ABD uçağını düşürmesi ne anlama geliyor? Yemen hava sahasının herkese açık hale geldiği zamanlar geride mi kaldı? Bu füzeler Hizbullah’a, Hamas’a, İslami Cihad’a ulaşırsa neler olur? Ensarullah’ın sıradaki sürprizi ne?

ABD ve müttefiklerinin Arap Yarımadası’nda ve Körfez bölgesinde üst üste yaşadıkları tatsız olayların ardı arkası kesilmiyor. 6 petrol tankerinin hasar görmesi, İngiltere’ye ait 7 tankerin alıkonulması, Abha, Cizan ve Necran limanlarındaki denizciliğin sekteye uğraması ve son olarak Amerikan yönetiminin Yemen Ordusu’nun hava savunma gücünün, “MQ-9” model bir Amerikan uçağını, San’a’nın güneydoğusundaki Zamar şehrinin semalarında gelişmiş bir füzeyle düşürdüğünü duyurması bu felaketlerden bazıları…

Yemen Savunma Bakanlığı resmi sözcüsü Yahya Seri, ABD uçağını düşüren füzenin yerel üretim olduğunu, yakın zamanda düzenlenecek olan basın açıklamasıyla daha detaylı bilgi verileceğini duyurdu.

*

Bu büyük gelişme yalnızca Amerika açısından değil, Suud-BAE koalisyonu açısından da korku ve paniğe yol açacaktır. Zira bu başarısı ile Yemen, Yemen hava sahasının artık herkesin elini kolunu sallayarak gireceği, yabancı uçakların dilediği gibi uçuş yapabileceği güvenli bir yer olmadığının mesajını vermiş oluyor.

10 yıldan daha uzun bir süredir Amerikan uçakları Yemen hava sahasında özgürce uçuyor ve “El-Kaide” örgütüyle mücadele bahanesiyle masum Yemenlileri öldürüyordu. El-Kaide daha çok Yemen'in güneyindeki şehirlerde konuşlanmış olmasına rağmen Amerikan uçaklarının başkent yakınlarındaki Zamar şehrinde uçuş yapmasının sebebi neydi? 

Söz konusu uçakların Yemen’deki varlığı, gerekçe ne olursa olsun, Yemen’in bağımsızlığının ihlali anlamına geliyordu. Üstelik üstlendikleri casusluk rolünün de El-Kaide’ye karşı savaş hususuyla hiçbir ilgisi yoktu. Asıl hedef meşruiyet bahanesiyle Yemen’de savaşa girecek olan Suud-BAE Koalisyonuna, Ensarullah’a bağlı Yemen ordusu hakkında bilgi toplamaktı.

Abyan’da yaşayan bir taksi şoförünün bana gönderdiği mesajı hala unutamıyorum. Mesajda Kongre ya da Amerikan yönetimi tarafından düzenlenen saldırılarda ölen arkadaşları gibi ölmeyeceği hususunda kendisine garanti vermemi istiyordu. Kendisinin El-Kaide ya da başka bir gruba mensup olmadığını, tek amacının küçük çocuklarının boğazında geçecek bir lokma yiyeceği temin etmek olduğunu ifade ediyordu. Maalesef ki onun bu talebini karşılayamadım.

ABD son yayınladığı açıklamada İran’ı tehdit etti ve Ensarullah’ı destekleyerek bölgenin istikrarını zedelediğini ifade etti. Amerika 5 seneden beri Yemen’i durmaksızın bombalayan, üstelik hiçbir başarı elde edemeyen, San’a’yı dahi ele geçiremeyen, Ensarullah’ı kontrol altına alamayan Suud-BAE Koalisyonu’nun yaptığından daha fazla ne yapabilir ki? Amerika ne hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle uçağını düşüren İran’dan intikamını alabildi, ne de müttefiki olan İngiltere’nin tankerinin alıkonulmasına engel olup İran’daki Bender Abbas limanına götürmeyi başarabildi!

Yemen’in açtığı gedik Amerika’nın yamaçlarına doğru genişliyor. Amerika’nın Yemen’de ya da Körfez’de savurup durduğu tehditler artık hiç kimseyi korkutmuyor. Amerika geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi durumu kontrol altına alamıyor. Amerika’nın bölgedeki terör üzerine kurulu siyasetinin başarısızlığının üzerini örtmek ve yarattığı gerilimi meşrulaştırmak için kullandığı “İran tehlikesi” de artık etkisini kaybetmiş durumda…

*

Özetle Amerika, Körfez’deki müttefikleri haricinde hiç kimseyi korkutamıyor. Düşmanları ondan korkmadıkları gibi onun için bir tehdit haline geldiler. Artık Amerika’nın 200 milyon dolardan daha fazla değere sahip uçaklarını, birkaç bin dolarlık füzeleriyle düşürecek güce ulaştılar. Bütün bu gelişmeler Amerika’nın askeri sanayisine vurulmuş sert bir darbe anlamına geliyor.

Yemen sözcüsü Seri, yeni sürprizlere hazırlıklı olunması gerektiğini, Amerika ve onun Yemen’deki ve hatta Körfez ve Kızıldeniz’deki müttefikleri açısından “tatsız” sürprizler olacağını ifade etti. Husiler ne zaman tehdit ettilerse o tehdidin gereğini yerine getirdiler. Şibe petrol sahasına düzenlenen saldırı, daha öncesinde Suud’un güneydoğusundaki boru hatlarına yapılan saldırı ve son olarak düşürülen Amerikan uçağı bunun en büyük delillerinden…

Güzel bir Arap deyimi var; “Bir ülkeye yağmur yağıyorsa öbür ülkeleri de müjdeleyin” diye… Husilerin ABD uçağını düşürmesini sağlayan bu füzelerin Gazze’deki Hamas’a, İslami Cihad’a, Lübnan’daki Hizbullah’a ve Irak’taki Haşdi Şa’bi’ye ulaşmasının imkansız olmadığını biliyoruz. Belki de çoktan ulaşmıştır.