İngiltere'nin ABD desteğinde Cebelitarık kıyısının tartışmalı sularında İran petrol gemisine el koyulması sonrası Rusya ve İspanya'dan açıklama geldi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, "Cebelitarık yönetiminin, İngiltere Deniz Kuvvetlerinin yardımıyla 4 Temmuz'da Panama bayraklı tankeri ele geçirmesini kınıyoruz" ifadeleri yer aldı.

"Gemi ve içindeki yükün alıkonulmasını, İran ve Suriye ile ilgili durumu daha da zorlaştırmaya odaklı eylem olarak değerlendiriyoruz" diyen bakanlık, "İngiltere ve ABD üst düzey yetkililerin bu operasyonu takip eden yorumları bu değerlendirmeleri doğruluyor ve bu eylemin, birkaç ülkenin ilgili kurumlarının dahil edilmesiyle uzun zamandır planladığını gösteriyor" diye ekledi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Cebelitarık yönetiminin, gemideki yükün Suriye’de, Avrupa Birliği’nin yaptırımı altındaki rafinerilerinden birine götürüldüğü tahmini bu durumu daha da kötüleştiriyor. Bu, Avrupa Birliği’nin de ABD gibi üçüncü ülkelere yönelik yaptırımlar için sınır ötesi uygulamaya geçtiği anlamına mı geliyor? Oysa bunun, AB Konseyi’nin son derece belirsiz ilgili kararlarının bile sonucu olmaması gerekiyor. Belki de Cebelitarık yetkilileri bu konuda somut bir şeyler öğrenir, zira bildirildiği gibi Avrupa Komisyonu ve AB Konseyi’ne ilgili başvurularda bulunuldu."

Her halükarda bu adımın, İngiltere dahil önde gelen AB ülkelerinin, İran ile nükleer anlaşmayı korumaya yönelik açıklamalarına zıt olduğunu vurgulayan Rusya Dışişleri Bakanlığı, "İranlı temsilciler, ülkelerinin nükleer anlaşmadan hiçbir ekonomik yarar sağlamadığını çeşitli düzeylerde defalarca dile getirdi. Bunun sebebi büyük oranda, ABD’nin anlaşmadan çıktığı ve hatta İran ile meşru ekonomik işbirliğini sürdürerek uluslararası hukuka uygun şekilde hareket etmeye devam edenlere yaptırımlar yağdırdığı koşullarda, Avrupalı ülkelerin bu alanda etkili çalışma biçimini bir türlü bulamaması" yorumunda bulundu.

Doğu Akdeniz dahil Ortadoğu bölgesinde, büyük ölçüde Batı ülkelerinin sorumsuzca politikası yüzünden tam bir sorun yumağının oluştuğu kaydedilen açıklamada, bu sorunların farklı yaklaşım talep ettiğini belirtilerek, "Diyaloga ve çözümün ortaklaşa aranmasına ihtiyaç var. Ancak bunun yerine Londra, Washington ve bazı diğer başkentlerde sadece gerilimi artırmaya yönelik yeni bahaneler aranıyor" denildi.

Bu politikanın sonuçlarının ağır olabileceği uyarısında bulunan Rusya Dışişleri Bakanlığı, "Sorumluluk tamamen, BM Güvenlik Konseyi’nin 2231 ve 2254 sayılı kararlarını ihlal ederek Tahran ve Şam’a maksimum gayri meşru baskı yapma çabalarından vazgeçmeyenlerin omuzlarına yatacak" dedi.

İspanya: İngilizce denizciler bizim emrimizde değildi

İspanya Başbakan Yardımcısı Josep Borell, "Durumları inceliyoruz ve bu faaliyetin bizim egemenliğimizi nasıl etkilediğini araştırıyoruz" dedi

Borrell, İngiliz denizcilerin Cebelitarık polisinin emri altında olduğunu iddiasına karşı çıkarak, ABD’nin emirleri altında görev yaptığını iddia etti. 

İspanya'nın itirazının, petrol tankeri Grace 1’e Cebelitarık Limanı'nda değil açık denizde müdahale nedeniyle olduğu belirtildi.

İspanya Dışişleri Bakanlığı'nın bir sözcüsü de Avrupa Birliği’nin yaptırımları gereğince yapılan müdahaleye İspanya’nın karışmadığını söyledi. 

Cebelitarık Başbakanı Fabian Picardo ise "Petrol tankerinin, AB’nin Suriye yaptırımlarına tabi olan Banyas rafinerisini gittiğine inanılıyordu" diye konuştu. 

İngiliz yetkililerinin açıkladığı raporda, Kraliyet Deniz Kuvvetlerinin Perşembe gecesi İran tankerine çıkacaklarını İspanya’ya bildirdiği ve operasyonun tamamının sivil devriye botu tarafından takip edildiği kaydedildi. 

İngiltere’nin İran’la ilişkilerini geliştirmeye çalıştığı bir sırada İran petrol tankerine el konulması diplomatik yönden hassas bir durumu ortaya çıkardı. İngiltere’nin Tahran Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığına çağrılarak gemiye illegal olarak el konulmasının sebebini açıklaması istendi.

İspanya, Cebelitarık kıyısını uluslararası sular olarak kabul ederken İngiltere, bu bölgenin kendisine ait olduğunu iddia ediyor.