ABD'nin İran ve Rusya başta olmak üzere bazı ülkelere yönelik yaptırım siyasetlerine karşı bölgesel işbirliklerinin geliştirilmesi yönündeki iradeye Hazar Denizi sahili ülkeler de katıldı.

İslâmî Analiz/Haber Merkezi

İran'ın Hazar denizi sahilindeki eyaletlerinden Mazenderan'da, yaklaşık 300 milyonluk nüfusu barındıran Hazar Denizi sahili ülkeleri olan Rusya, İran, Kazakistan, Türkmenistan ve Azerbaycan ticaret odaları heyetleri arasındaki görüşmelerde, ülkeler arasındaki potansiyellerin daha sağlıklı ve bölge ülkelerinin kalkındırılması amacıyla kullanılması yönünde bir irade ortaya konuldu.

Mazenderan Eyalet Valisi Ahmed Hüseyinzadegan'ın ev sahipliğinde yapılan 18. İşbirliği Konsey Toplantısı'nda, sahil ülkeleri arasında ticari işbirliğinin geliştirilmesinin önünde bulunan engellerin giderilmesi yönünde ortak kanaat güçlü güçlü bir şekilde tekrar edildi. 

Geçtiğimiz pazartesi başlayan ve çarşamba gününe kadar devam eden toplantıda bahsi geçen ülkeler arasında yatırım fırsatları, işbirliği imkanları, ticari kolaylıkların sağlanması gibi konularda komisyonlar çalışmalarını yürütürken, Mazenderan Eyalet Valisi Hüseyinzadegan, "Hazar Denizi ülkeleri yaklaşık 300 milyon'a varan nüfusu sahip geniş bir coğrafyaya sahipler. Bu kadar geniş bir coğrafya ve büyük nüfus aynı zamanda büyük bir, geniş bir pazar demektir" hatırlatması yaparak, ''Hazar Denizi sahili ülkeler ve bu ülkelerin bağlantılı olduğu pazarlar dikkate alındığında ticaret çeşitliliği, yatırım fırsatlarının genişliği, imkanların fazlalığı da bölge dışı ülkelerin dikkatlerini çekiyor" vurgusunda bulundu.

Mazenderan Valisi açıklamalarında Türkiye'ye de yer vererek İran'ın Hazar Denizi sahiline, Türkiye'nin de Karadeniz’e kıyıdaş olduğunu ve bölgelerinde geniş ticaret ağlarının oluşturduğunu hatırlatarak, "İran ve Türkiye arasında tarihi köklü ticari ilişkiler vardır. Fakat iki ülke arasındaki ticari ilişkiler yeterli değildir. Biz kendi eyaletimizde yatırım yapabilecek imkanlar hazırladık. Altyapıları oluşturduk. Kardeş Türkiyeli yatırımcıların özellikle de turizm alanında faaliyet yürüten yatırımcıların tecrübelerinden yarararlanmak isteriz. Sadece turizm değil, enerji ticaret vs. gibi alanlarda da yatırım yapacak Türkiyeli kardeşlerimizin yatırımlarına imkan hazırladık." ifadelerini kullandı.

Öte yandan, İran Sanayi Ticaret ve Maden Odaları Başkanı Gulam Hüseyin Şafei'de, Avrasya Ekonomik Birliği'nin önemi ve İran'ın da bu birliğe üye olmasına işaretle "Avrasya ekonomik işbirliği fevkalede önemli, İran'a ticari hareketlilik sağlayacak, gümrük avantajları ile üye ülkeleri arasında ucuz mal sevkiyatı sağlayacaktır" hatırlaması yaptı.

Şafei; İran ve Türkiye'nin başta taşımacılık olmak üzere bir çok alanda birbirini tamamlayan ülkeler olduğunu belirterek, "İran ve Türkiye transit taşımacılıkla dikkat çeken bir işbirliği yapabilir. Hazar Denizi, Karadeniz ve demir yolları ağlarıyla kara yolları ağlarıyla birbirine katkı sağlayabilir. Bu işbirliği her iki ülke ekonomisine katkı sağlayabileceği gibi bölge ekonomisine de katsı sağlayabilecek bir fırsattır" diye konuştu.

İran'ın uzun yıllar Dışişleri Bakanlığı Yardımcılığı yapmış olan ve fiilen İran'ın İspanya Büyükelçiliği'ni yapan Hasan Kaşkavi, İran'ın komşuluk haklarının dini bir emir olduğunu söyledi.

İran'ın komşu ülkelerle ilişkilerine öncelik verdiğini belirten Kaşkavi, komşu ülkelerin kendi imkanlarını, kendi kaynaklarını kullanmaları halinde, öncelikle kendi sorunları ve bölge sorunlarının da çözülmesine katkı sağlayacağını söyledi.

"Biz İran olarak herkesle ilişkiler kurmak istiyoruz. Her ülkeyle ticaret yapmak istiyoruz." diyen Kaşkavi, "Bizim önceliğimiz komşularımızdır. Azerbaycan gibi Türkiye gibi ülkelerle komşuyuz. Müslümanız ve peygamberimiz, 'öncelik komşu hakkıdır' buyurmuştur. Komşuluk hakları öncelikle birbirbirimize karşı iyi olmaktır, yararlı olmaktır. Komşuluk hakkı konusunda meşhur hadistir. Peygamberimiz, 'Kardeşim Cebrail o kadar komşuluk üzerinde vurgu yaptı ki, komşunun ailenin bir parçası olduğunu ve birbirlerine mirasta ortak olacaklarını sandım' der. Bu bizim komşuluk hakkındaki dini anlayışımızdır." ifadelerini dile getirdi.