Gazete Duvar’dan Özlem Akarsu Çelik, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’na uygulanan yaptırımları gündemdeki tartışmalar bağlamında değerlendirdi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, dün Halk TV’de sorularımı yanıtlarken tam bir yıl önce yaşadığı vahim bir olayı kamuoyuyla ilk kez paylaştı.

24 Haziran Seçimlerinden sonra diplomatik pasaportunu almak üzere başvurduğu Nüfus Müdürlüğünde kendisine ‘size pasaport veremeyiz çünkü adınızın başına “terörle irtibatlıdır” şerhi düşülmüş’ denildiğini açıklayan Karamollaoğlu, pasaportunu ancak birkaç kişinin devreye girmesi sonucu alabildiğini anlattı.

Temel Karamollaoğlu’nun bu açıklamayı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun 31 Mart Seçiminde Saadet Partisi’ni hedef alan sözlerini hatırlatmam üzerine yaptığını belirtmeliyim.

‘ONUN DIŞINDA DA YAPTIKLARI İŞLER VAR’

Şöyle dedi Karamollaoğlu, “Beyefendi bizi terörist diye itham ettiği için ‘yazın üstüne!’ demiş. Benim gibi 170 bin insanın isminin önüne terörle irtibatlıdır diye yazmışlar… İçişleri Bakanının talimatıyla mı bilmem ama Allah’tan korkun! Siz bir parti genel başkanının, özellikle Saadet Partisi Genel Başkanının isminin karşısına bunu yazıyorsunuz! Onun dışında da yaptıkları işler var, onlara girmiyorum. Ama Türkiye böyle yönetilmez!”

“Onun dışında da yaptıkları işler”e birazdan geleceğiz…

Saadet liderinin sözleri her yerde haber olunca İçişleri Bakanlığı’na bağlı, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü resmi Twitter hesabından saat 20.03’te şu açıklamayı paylaştı:

Genel Müdürlüğümüz sistemlerinde Sayın Karamollaoğlu’na ilişkin herhangi şerh ve kayıt söz konusu olmayıp, kişinin 06./7.2018 tarihinde başvurusu üzerine adına 13.07.2018-10.07.2023 tarihine kadar geçerli Diplomatik Pasaport düzenlendiği, 12.07.2018 tarihinde kendisine teslim edildiği ve pasaportunun aktif olduğu tespit edilmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Bu bir yalanlama mı? Hayır… Biz pasaportu şu tarihte verdik diyorlar ama pasaporta “terörle irtibatlıdır” şerhi düşüp düşmediklerine ve başvurduğu gün Karamollaoğlu’na “size pasaport veremeyiz” deyip demediklerine dair bir bilgi yok bu açıklamada.

Ardından Saadet Partisi yazılı bir açıklamayla olayı tarihleriyle anlattı. Bu açıklamaya göre:

-Temel Karamollaoğlu pasaport için 6 Temmuz 2918’de Ankara İl Nüfus Müdürlüğü’ne bizzat başvurdu.

-Yetkililerce, “terör” isnadı gerekçesiyle kendisine pasaport verilemeyeceği ifade edildi.

-İçişleri Bakanlığı Müsteşarlığı ile yapılan sözlü görüşmeler sonucu İçişleri Bakanlığı’ndan aranan Karamollaoğlu’na, güvenlik soruşturması kaydındaki ‘terör’ isnadının kaldırıldığı, pasaportunun kendisine teslim edileceği bildirildi.

-Karamollaoğlu, başvurudan 6 gün sonra pasaportunu aldı.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, KORUMA POLİSLERİNİ GERİ ÇEKMİŞTİ

Karamollaoğlu’nun “Onun dışında da yaptıkları işler var, onlara girmiyorum” sözleriyle kastettiklerine gelince…

Karamollaoğlu’nun, Saadet Partisi’nin Cumhurbaşkanı Adayı olduğu 24 Haziran Seçimlerinin hemen ardından sayıları 4 olan koruma polislerinin, İçişleri Bakanlığı tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden geri çekildiği haberleri basına yansımıştı.

MAKAM ARABASININ MUAFİYETİ DE KALDIRILMIŞ

Basına yansımayan bir olay daha vardı. Aynı günlerde Saadet Partisi Genel Başkanı’nın “araç muafiyeti” de kaldırılmıştı. Yani makam arabasının trafik polisleri tarafından tanınması ve öncelikli sayılması… Saadet Partililer bu olayı anlatırken şu ifadeleri kullandılar, “Bizim Genel Başkanı bilirsiniz, bu tip öncelikleri zaten kullanmaz ama güvenlik açısından kimi durumlarda bunları kullanmak gerekir. İşte o gibi durumlarda bizim makam arabamızın yok sayılacağı bir durum yaratıldı.”

Yine Saadet Partisi yetkililerinin ağzından aktaralım, “Aynı günlerde Genel Başkanımızın koruma polisleri de alındı. Yaklaşık bir ay boyunca Temel Bey korumasız gezdi. Hem korumasız hem de araç muafiyeti olmadan… Bunları önemsemez ama bu bize verilen bir mesajdı. Bunların üstüne bir de pasaportuna ‘terör’ tahdidi konulduğunu öğrenince ‘tamam’ dedik. Bizi korkutmak istediler. Sizce bunlar İçişleri Bakanının talimatı olmadan yapılabilir mi?”

SÜLEYMAN SOYLU’NUN YANITLAMASI GEREKEN SORULAR

Bu durumda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun şu soruları yanıtlaması gerekir:

1) Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nu bir ay boyunca neden korumasız bıraktınız?

2) Makam arabasının muafiyetini neden kaldırdınız?

3) Pasaportuna “terörle irtibatlıdır” şerhi sizin talimatınızla mı düşüldü? Değilse ilgili memurlar ve bürokratlar hakkında soruşturma açıldı mı?

Saadet Partisi Genel Başkanı, bugün saat 12.00’de partisinin genel merkezinde yapacağı basın toplantısında şüphesiz en fazla bu konuyla ilgili sorulara muhatap olacak. Ancak Karamollaoğlu’ndan önce İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun çıkıp bu sorulara yanıt vermesi gerekir.