Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “İslam âleminde katliamlar yaşanıyor. Biz sadece kınıyoruz." dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “İslam âleminde katliamlar yaşanıyor. Biz sadece kınıyoruz." dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Saadet Partisi İzmir İl Teşkilatı’nın geleneksel olarak düzenlediği iftar programına katıldı. Temel Karamollaoğlu, “İslam âleminde katliamlar yaşanıyor. Biz sadece kınıyoruz. Kınayınca da vazifemizi yerine getirmiş gibi bir havaya giriyoruz. Müslümanlık bu değil ki. İnsanların derdiyle dertlenmek bu değil ki” dedi.

“GEÇİM SIKINTISI GİDEREK BÜYÜYOR”

Geçimini sağlayamayanın derdinin tam olarak bilinmediğini ifade eden Karamollaoğlu, “Geçimini sağlamakta güçlük çeken binlerce vatandaşımız var. Yine de onların evine gitsek, misafir olsak seferber olurlar, kendi yemediklerini bize yedirebilmek için büyük çabanın içine düşerler. Bir şey ikram edilir. Bizim insanımız bonkör, bizim insanımız kanaatkâr, fedakâr. Ama ne yazık ki bu sıkıntıları çekiyoruz” diye konuştu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Saadet Partisi İzmir İl Teşkilatı’nın geleneksel olarak düzenlediği iftar programına katıldı. Temel Karamollaoğlu, “İslam âleminde katliamlar yaşanıyor. Biz sadece kınıyoruz. Kınayınca da vazifemizi yerine getirmiş gibi bir havaya giriyoruz. Müslümanlık bu değil ki. İnsanların derdiyle dertlenmek bu değil ki” dedi.

Saadet Partisi İzmir İl Teşkilatı geleneksel olarak düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Konak Hasan Sağlam Öğretmenevi’nde gerçekleşen programa, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şerafettin Kılıç, İzmir İl Başkanı Zekeriya Hazırbulan, STK temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan yemeğin ardından partililere hitap eden Temel Karamollaoğlu, geçim sıkıntısının giderek ciddi bir boyut kazandığını söyledi. Geçimini sağlayamayanın derdinin tam olarak bilinmediğini ifade eden Karamollaoğlu, “Geçimini sağlamakta güçlük çeken binlerce vatandaşımız var. Yine de onların evine gitsek, misafir olsak seferber olurlar, kendi yemediklerini bize yedirebilmek için büyük çabanın içine düşerler. Bundan üç sene kadar önce Sivas’ın bir köyüne misafir olduk. Gece saat 10 veya 11 civarı. Bizim temsilcimizi gösterdiler. Meğer bizim temsilcimiz de o köyün en garibanı, fakiriymiş. Tabi biz de gelene aç mısınız diye sorulmaz. Bir şey ikram edilir. Bizim oralarda tandır ekmeği olur, biraz yağda kavrulduğu zaman lezzetli olur. Bize ondan ikram etti. Hakikaten ben o kadar lezzetlisini yemedim. Ne için bunu anlattım. Bizim insanımız bonkör, bizim insanımız kanaatkâr, fedakâr. Ama ne yazık ki bu sıkıntıları çekiyoruz. Sadece memleketimizde değil, bu Ramazan’da İslam âlemine baktığımızda çok daha korkunç hadiseleri yaşıyor” diye konuştu.

''İSLAM ÂLEMİNİN DERDİNİ DİLE GETİRMEYENLERE HAYRET EDİYORUM”

Suriye’de yaşananlara dikkat çeken Karamollaoğlu, “Bazı kişiler Suriyeli göçmenlerden rahatsız. Biz karnımızı doyuramıyoruz ama başkasının açlığına da ne yapalım o da aç kalsın diye bir kenara itemeyiz. Biz farklıyız, farklılığımızı da göstermek zorundayız. Türkiye’ye sığınanlar belki emniyette oluyorlar. Geri kalanlar açlık, susuzluk ve öldürülme tehlikesiyle karşı karşıya yaşıyor. Annesini, babasını, çocuğunu kaybetmiş yüz binlerce insan var.  Yemen her gün bombalanıyor. Libya’da birbirlerini yiyorlar. Bangladeş’e gidin, oradaki insanlar kendi memleketlerini terk etmiş, geri dönmeye korkuyorlar. Buralarda özellikle Müslümanlar maalesef birbirlerini katlediyorlar. Dışarıdan birisine ihtiyaç yok, biz birbirimize yetiyoruz. Bunu anlamak da mümkün değil, kabullenmek de mümkün değil. İslam âlemi bu haldeyken bunların derdini dile getirmeyenlere hayret ediyorum” ifadelerini kullandı.

“DERTLERİYLE DERTLENECEK KİMSE KALMADI”

Başka inanca sahip olsa bile aynı sıkıntıyı çeken insanların da derdiyle dertlenmenin bir görev olduğunu vurgulayan Temel Karamollaoğlu, “Burada Filistin ile Keşmir’i özellikle ayrı tutuyorum. Bu iki yer 70 senedir katliama maruz kalıyor. Kınayınca da vazifemizi yerine getirmiş gibi bir havaya giriyoruz. Müslümanlık bu değil ki. İnsanların derdiyle dertlenmek bu değil ki. Şu anda dünyada Müslümanları bir araya getirecek, dertleriyle dertlenecek kimse kalmadı. Dünyanın bütün Müslüman ülkelerin devlet başkanlarını bir araya toplayın. Sizi kınadık deyin. Adamların umurunda mı ki. Kınasan ne yazar, kınamasan ne yazar. Bir yaptırım kararı alabiliyor musun? Bu vahşeti, bu zulmü önleyebiliyor musun? Esas olan bunu temin etmektir. Bu da ancak biz birbirimizle barışırsak, bir araya gelirsek, derdimizle dertlenirsek o zaman mümkün olabilir” şeklinde konuştu.